top of page

Amerikalı Ünlü Yazarlar

Ernest Hemingway

Yirminci yüzyılın yazarları arasında büyük bir ünü olan Hemingway, daha lise yıllarında yazmaya başlamış ve ilk yazılarını lise gazetesinde yayımlamıştır. Lise öğreniminden sonra “Kansas City Star” gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başladı. Kısa süre sonra Avrupa’da 1. Dünya Savaşı başladı. Başta tarafsız olan Amerika’da savaşa girince Hemingway de askere katılmaya karar verdi fakat görme bozukluğu yaşadığı için orduya alınmadı. O da ABD Kızılhaç örgütüne bağlı olarak ambulans sürücülüğü yaptı. Savaşta yaşadığı olaylar onu derinden etkiledi ve yazılarına ilham kaynağı oldu. Savaştan sonra 1925 yılında ilk öykü denemesi olan “Zamanımızda”yı yayımladı. Hemen ertesi yıl 1926’da “Güneş de Doğar” romanında 1. Dünya Savaşı’nın insanlar üzerindeki yıkıcı etkisini anlattı. Savaş sırasında İtalya’da aşk yaşadı ve bunu “Silahlara Veda” eserinde savaş ve aşkın kesişimi olarak gözler önüne serdi.

İhtiyar Adam ve Deniz adlı uzun soluklu öyküsü ile 1953’de Pulitzer Ödülü’nü, 1954 yılında ise Nobel Edebiyat Ödülü’nü almıştır.

Macera tutkunu olan yazar, gezip gördüğü yerleri ve yaşadıklarını eserlerinde sık sık konu ediniyordu. Hayatı coşkulu yaşadı ama ölüm duygusunun pençesinden kendini ve düşüncelerini kurtaramadı. 1961 yılında henüz 61 yaşında iken kendini av tüfeği ile vurarak yaşamına son vermiştir.

Ernest Hemingway

John Steinbeck

27 Şubat 1902’de Kaliforniya’da doğdu. Ailesi yoksuldu ve küçük yaşlarda çiftçilik yapmaya başladı. Çalıştığı tarlalarda işçilerin yaşadığı zorlu mücadeleleri gözlemledi ve kitaplarına konu edindi. Eski öğretmen olan annesi, ona çocukken hep kitap okudu ve okuma alışkanlığı kazanmasına vesile oldu.

1919’da Salinas Lisesinden mezun oldu. Edebiyatçı olmayı tutkuyla isteyen yazar, Stanford Üniversitesi’ne kayıt yaptırdı ve İngiliz Dili okumaya başladı. Üniversitenin kendine bir katkısı olmayacağını düşünüp, New York’a gitti. Orada çeşitli işlerde çalıştı. Bir gün işçinin birinin ölümün kıyısından döndüğünü görünce orayı terk edip Kaliforniya’ya geri döndü. Gölde bekçi olarak çalışmaya başladı. Bir yandan da yazarlık yapmaya karar verdi. 1929’da ilk romanı Altın Kupa’yı yayımladı. Bu roman pek ilgi görmedi. 1940 yılında Gazap Üzümleri romanını yazdı ve kitap sinemaya uyarlandı. Ayrıca bu eser ona Pulitzer Ödülü’nü kazandırdı.

Eserlerinde genel olarak ezilen işçi sınıfını ve onların bitmeyen sorunlarını eleştirdi. 1962 senesinde edebiyata olan katkılarından dolayı Nobel Edebiyat ödülüne layık görüldü. 1968 yılında New York’ta hayatını kaybetti.

John Steinbeck

Harper Lee

1926 yılında Alabama’da doğan yazarın yalnızca iki eseri bulunmaktadır. İlk romanı Bülbülü Öldürmek’i 1960 yılında yazdı. Eser çok beğenildi ve başarılı bulundu. Satış rekorları kıran kitap, Harper Lee’ye “Pulitzer Edebiyat” ödülünü kazandırdı. Bülbülü Öldürmek romanı daha sonra beyaz perdeye aktarıldı ve film hali de Oscar aldı.

2015 yılında ikinci kitabı Tespih Ağacının Gölgesinde’yi yazdı. Bu kitabı da en az ilki kadar beğenildi ve çok okundu. Yazar 16 Şubat 2016’da doğduğu topraklar Alabama’da hayata gözlerini yumdu.

Harper Lee

Julie Garwood

1946 yılında doğan yazar, küçükken geçirdiği bademcik ameliyatı sonrası okula gidemedi ve geri kaldı. Okumayı bile sökemeyen yazarın bu durumunu annesi o 11 yaşında iken keşfetti ve onu yaz okuluna yolladı. İlk ürünü takma adla yazdığı bir çocuk kitabıydı. Daha sonraki yıllarda aşk ve macera romanları yazdı. 1990 yılında yazdığı “Gelin” isimli romanı ona RITA ödülünü kazandırdı. Yazarın en az 15 eseri en çok satanlar listesine girdi. 78 yaşında olan yazar Amerika- Kansas City’de yaşamına devam etmektedir.

Julie Garwood

Stephen King

“Hayal gücü dünyasının taçsız kralı” diye anılan Stephen King; korku, gerilim, macera, polisiye ve bilimkurgu türünde eserler veren Amerikalı bir yazardır. Kitapları 350 milyondan fazla sattı ve çoğu film, çizgi roman, mini dizi, televizyon dizisine uyarlandı. 60’dan fazla eser veren King “Amerikan Edebiyatına Üstün Katkı Ulusal Madalyası” ile onurlandırıldı. Eserleri dünya çapında ses getirmiş yazarın hayran kulüpleri kurulmuştur. 1982 yılından 2005 yılına kadar seri halinde süren “Kara Kule” romanları heyecanla beklenmiş ve okunmuştur. Kendisi çok üretken bir yazardır. 74 yaşında ki yazar halen Amerika’da yaşamını sürdürmektedir.

Stephen King

Katherine Anne Porter

1890-1980 yılları arasında yaşamış Amerikalı yazar, eserlerindeki güçlü edebi kurgu ile çok sevildi ve olumlu eleştiriler aldı. 1930’dan 1950’ye kadar Amerika’nın en seçkin yazarları arasında yer aldı ve büyük bir üne kavuştu. 1962’de tek romanı olan “Ship of Fools’un haklarını sattı ve kitap senaryoya uyarlanıp beyaz perdede yer aldı. Kendisi eserlerinin bu kadar ses getirmeyeceğini düşünse de başta Pulitzer Ödülü olmak üzere birçok ödüle ve onura layık görülmüştür. Porter 90 yaşında hayata gözlerini yumdu ve külleri annesinin mezarının yanına gömüldü.

Katherine Anne Porter

William Faulkner

Amerikan modernizm öncüsü sayılan William, uzun ve karmaşık bir anlatım tarzı benimsemiştir.  Annesine ithaf ettiği ilk şiir kitabını 1924 yılında yayımlar ama beklediği gibi karşılanmaz. Aldığı bu olumsuz dönüt onu düz yazıya yönlendirir. 1924 yılında Birinci Dünya Savaşı sonrasında insanların üzüntülerini ve ruhsal sorunlarını görüp ilk romanı Askerin Ücreti’ni  yazar.  1927’de ikinci romanı Sivrisinekler’i yazar ve bu onun en kötü romanı olarak görülür. Bir süre eserlerini yayınlatmak için bir yayınevi bulamamıştır. Bundan sonraki eserlerini daha titiz bir kalemle ele almıştır. O yıllarda genç yaşında olmasına rağmen çok üretken bir yazar oldu.

1949 yılında Nobel Ödülü’nün ardından 1955’te Pulitzer Ödülü’nü kazandı. 1962 yılında atıyla gezerken düştü ve şiddetli bir kalp krizi geçirip hayatını kaybetti.

William Faulkner

Mark Twain

Gerçek adı “Samuel Langhorne Clemens” olan yazar daha çok takma adı Mark Twain ile bilinir.  Kendisi mizahçı, yazar ve öğretmendir. Hepimizin çocukken en az bir kere okuduğu ünlü roman Tom Sawyer’ın Maceraları’nın yazarıdır. İlk daktilo satın alanların arasında olan yazar, daktilo ile yazan ilk romancı olarak da anılır. Yaşadığı yıllarda Amerika’da çok popülerdi ve Amerika’nın en ünlüsü konumundaydı.

Yaşı ilerledikçe sömürgecilik, ırkçılık, aç gözlülük, dini kullanma gibi konuları sert bir dille eleştiren yazılar yazdı. Yetmişinci yaş gününü dönemin başkanı Theodore Roosevelt’in onuruna verdiği yemekle Beyaz Saray’da kutladı. 1906’da otobiyografisini yazmaya başladı. Eserini tamamlayamadan 1910 yılında kalp krizi geçirdi ve vefat etti.


Mark Twain

Emily Dickinson

10 Aralık 1830 yılında Massachusetts eyaletinde dünyaya merhaba dedi. Babası o dönemde şehrin ünlü avukat ve siyasetçisiydi. 1839 yılında dönemin önde gelen eğitim kurumlarından Amherst Akademisi’ne gitti. Okuldan vakit buldukça kitap okumak, piyano çalmak, resim yapmak ve mektup yazmak gibi aktivitelerle uğraşıyordu. Bu aktiviteler o dönem insanları için olağan dışı karşılanıyordu.

İlk şiirlerini 11 yaşında yazdı ve arkadaşlarına sundu. Bu konuda daha önce herhangi bir eğitim almamıştı.

Gençlik yıllarında akraba ve arkadaşlarını kaybetmesi onun kafasında ölümle ilgili soruların oluşmasına neden oldu. Cenaze törenleri onun şiirleri için güçlü imgeler oluyordu.

Duygularını güçlü bir şekilde yaşayan Emily, 35 yaşına geldiğinde 1100’den fazla şiire imza attı. Bu şiirlerin yaklaşık 800’ünü el yazması defterinde sakladı ve kimseyle paylaşmadı. Geri kalanını da ailesi ve birkaç arkadaşı ile paylaştı.

15 Mayıs 1886’da geçirdiği felç sonucunda hayatını kaybetti. Yaşadığı süre boyunca yalnızca 7 adet şiirini yayımladı. Ölümünün ardından kalan şiirleri toplandı ve cilt haline getirilip yayımlandı.

Emily Dickinson

Bu tarz konularda daha fazla bilgi edinmek için buraya tıklayıp yazılarımıza göz atabilirsiniz.

23 görüntüleme

Commentaires


bottom of page