top of page

Tarihe Şahit Olmak : Müzeler

Amerika’da Mutlaka Görmeniz Gereken Müzeler

Tarihe tanık olabilme fikri çoğu insan için heyecan vericidir. Heyecan verici olmasının en büyük sebebi ise yüzyıllarca hatta milyonlarca yıl öncesine tanıklık edebilme imkanıdır. Tarihe tanıklık etmek için, eğer zaman makineniz yoksa, en iyi yol müzeleri ziyaret etmektir. İşte müzeler bu yüzden çok önemlidir. Tarihi gözlemlemek, o dönemleri anlamak için bulunmaz nimetlerdir. Bazı müzeler vardır ki insanlık için yeri çok özeldir. Amerika Birleşik Devletleri ise o özel müzelerden birkaçına sahiptir.

Amerika, sahip olduğu müzeleri birer canlı müze haline getirmiştir ve ziyaret deneyimini çok daha eşsiz kılmıştır.

Amerikan Doğa Tarihi Müzesi

Amerika’daki belki de dünyadaki en ünlü müzelerden biri kesinlikle New York şehrinin göbeğinde bulunan Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’dir. Canlı müze tanımına tamamıyla uymakta olan bu müze sahip olduğu geniş koleksiyon ile bilinmektedir. Aynı zamanda filmlere konu olmasıyla da bilinir. Dinozor fosillerinden, doldurulmuş hayvanlara ve deniz canlılarından minerallere kadar bir çok türe ev sahipliği yapan eşsiz bir müzedir.

Müzedeki ziyaretiniz sırasında, yeri gelecek milyonlarca yıl önce yaşamış dinozorların veya dev balinaların arasında kendinizi minicik hissedeceksiniz, yeri gelecek insan evriminin anlatıldığı salonda türümüzün oluşumuna şahit olacaksınız. Müzenin bir salonunda uzayın derinliklerini keşfederken başka bir salonda ise ormanın derinliklerine girip oradaki canlı yaşamını keşfedeceksiniz. Bazı zamanlarda ise yayınlanan belgeselleri izleyip hiç bilmediğiniz dünyalarda kaybolabilirsiniz. Son olarak müzeye gitmeden önce “Müzede Bir Gece” filmini izlemeyi de unutmayın.

Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi

Bir başka görülmesi gereken doğa tarihi müzesi ise Washington, DC’ de bulunan Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’dir. Tıpkı New York’taki Doğa Tarihi Müzesi gibi bünyesinde geniş bir koleksiyona ev sahipliği yapmaktadır. Bir çok canlı fosiline, doldurulmuş hayvanlara, insan eliyle yapılmış tarih öncesi eserlere ve kıymetli kayaçlara ev sahipliği yapmaktadır. Canlı bir müzedir. Yapılan bir çok sergi ve gösteri ile birlikte koleksiyonu yakından tanıma imkanı sunmaktadır.

The MET

New York’un göbeğinde bulunan muazzam koleksiyonuyla dünyanın en ünlü sanat müzelerinden biri Metropolitan Sanat Müzesi ziyaretçilerine onları büyülemeyi vadediyor. Central Park gibi muhteşem bir parkın yanı başında bulunan müze, ziyaretçilerini antik çağlardan tutun da 20.yüzyıla kadar götürüyor. Oluşturulan salonları gezerken kendinizi Afrika’daki kabilelerin ortasında bir bakmışsınız ki kendinizi Orta Çağ’da bulabilirsiniz. Oldukça nadir eserlere de sahip olan The MET ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunmaktadır. Ziyaretçilerine bir sanat galerisinden çok daha fazlasını sunan müze, yılın belirli zamanlarında düzenlediği etkinliklerle de eşsiz deneyimi daha da farklılaştırıyor. Müzede bulunan hediyelik eşya dükkanından ise kendiniz ve sevdikleriniz için harika hediyeler alabilirsiniz.

MoMa

Modern sanat tarihinin en önemli eserlerini barındıran MoMa (Modern Sanatlar Müzesi) farklı bir deneyimle ziyaretçilerini bekliyor. Bulundurduğu en ünlü eserlerden biri ise ünlü ressam Van Gogh’un eseri Yıldızlı Gece tablosudur. Modern sanatın en ünlü eserlerini görebileceğiniz MoMa, yılın belirli zamanlarında yaptığı etkinlik, konser, atölye gibi etkinliklerle ziyaretçilerinin deneyimlerini daha da eşsiz hale getiriyor. Müzede bulunan hediyelik eşyalardan alabilir ve bu deneyimi unutulmaz kılabilirsiniz.

Griffith Gözlemevi

Gökyüzü ve ötesi her zaman insanoğlunun en büyük merak konularından biri olmuştur. Gözlem şansını ziyaretçilerine sunan Griffith Gözlemevi Los Angeles’ta meraklılarını bekliyor. Gözlem dışında astronomi hakkında bilgiler alabilir. Bulunduğu konum itibariyle muazzam bir manzaraya sahiptir. Gözlem yapmanın yanında astronomi, astrofizik, biyoloji, ile ilgili sergileri, etkinlikleri ve atölyeleri de bünyesinde barındırmaktadır. Aynı zamanda Tesla Bobini bulunduran gözlemevi, muazzam bir şova da ev sahipliği yapmaktadır. Filmlere ve dizilere de ev sahipliği yapmış Griffith Gözlemevi mutlaka görülmesi gereken yerler arasındadır.

Şikago Sanat Ensitüsü

Dünyanın en büyük ve de en eski sanat müzelerinden biri Şikago Sanat Ensitüsü Şikago’nun merkezindeki yer almaktadır. Oldukça geniş bir koleksiyona sahip olan enstitü, bünyesinde de önemli eserleri barındırmaktadır. Van Gogh’un en önemli eserlerinden “The Bedroom”, Hopper’ın en ünlü eserlerinden “Nighthawk,1942” ve Grant Wood’un ikonik eseri “American Gothic” diğer birçok önemli eser ile birlikte Şikago Sanat Enstitüsü’nde sergilenmektedir. Yılın belirli zamanlarında açılan sergilerle farklı deneyimleri de ziyaretçilerine yaşatmaktadır. Bir sanat şehri olan Şikago’ya giderseniz kesinlikle Şikago Sanat Enstitüsünü ziyaret etmelisiniz.

Ulusal Havacılık ve Uzay Müzesi

Gökyüzüne, uzaya ve de ötesine olan merak bilinen eski tarih olarak Antik Yunan filozofları tarafından başlamıştır. Binlerce yıldır devam eden bu merak ve araştırma günümüzde de büyük bir hızla devam etmektedir. Yıllardır yapılan bu çalışmalar ve bu çalışmalarda kullanılan ekipmanlar ise bazı müzelerde sergilenmektedir. Bu müzelerden en özeli ise Washington, DC’ de bulunan Ulusal Havacılık ve Uzay Müzesi’dir.

Müze, bünyesinde barındırdığı uzay mekikleri, roketler, uçaklar, uzay kapsülleri ve daha birçok sivil ve askeri havacılığa ait donanım ile ziyaretçilerini etkilemeyi başarıyor. Müzenin paylaştığı bilgilere göre 30.000’den fazla hava aracı ve 9.000’den fazla da uzay aracı bulunmaktadır. Bu geniş koleksiyonun içinde “ilk uçak” olarak bilinen Wright Kardeşlerin icat ettiği uçak ve Apollo uzay mekiği de bulunmaktadır. Müzede, uçakların ve uzay mekiklerinin dışında mürettebatlarına ait kıyafetler, aletler ve uydular ayrıca sivil havacılığa ait daha birçok eşya da sergilenmektedir. Çocuklar, gençler ve yetişkinler için yapılan etkinlikler, sergiler ve atölyeler ile birlikte müzeye yapılan ziyaretler unutulmaz bir hal almaktadır.

9/11 Memorial Museum

Bazı yerler vardır, siz orada daha önce bulunmamış olsanız da ordaymış gibi hissedersiniz. Orada bulunan insanların acıları adeta ruhunuza işler. 11 Eylül 2001 sabahında insanlar her zamanki gibi işlerine, Dünya Ticaret Merkezi’ne (İkiz Kuleler), gitmekteydiler. Ancak hiç beklemedikleri bir anda o saldırı gerçekleşti ve binlerce kişi hayatını kaybetti ve binlercesi de yaralandı. Amerikan Devleti ise bu acı olayın hiçbir zaman unutulmaması için yıkılan kulelerin yerine aynı büyüklükte müze yaptırılmasına karar verdi.

Müzede o gün yaşananlar sanki oradaymışsınız gibi size aktarılıyor. Müzede yürürken etrafınızda o günden kalan bir hatıra görebilirsiniz. Etrafınızda o binadan kalan bir yürüyen merdiven, yanmış bir itfaiye aracı görebilirsiniz. Müzenin üstünde, binaların tam olarak bulunduğu yerde, binaların çevresiyle aynı büyüklükteki şelalelerin yanında saldırıda can veren insanların isimlerini görebilirsiniz. O isimlerin üzerine doğum günlerinde ise beyaz bir gül bırakılmaktadır. Böylece ne orada can verenler ne de o saldırı hiçbir zaman unutulmamaktadır.

9/11 olayında vefat eden insanların isimlerinin yazılı olduğu anıta, her birinin doğum gününde,  beyaz gül konulmaktadır.


Houston & Kennedy Space Center

Uzay çalışma 1950’li yıllardan sonra hızlandı ve bir yarış haline geldi ve insanoğlu Neil Armstrong ile birlikte 1969 yılında ilk kez Ay’a seyahat etmeyi başardı. Bu seyahat, uzay yarışında bir mihenk taşı oldu ve çalışmalar daha da hızlandı. O günlerden günümüze kadar olan çalışmalar ise gelecek nesle ilham, yetişkinleri ise bilgilendirme amacıyla müze haline getirildi. NASA’nın bu çalışmaları günümüzde ABD’de birkaç müzede sergilenmekte ancak bunların iki tanesi çok farklı bir deneyim sunuyor.

Texas eyaletinde bulunan Houston Space Center ve Florida’da bulunan Kennedy Space Center uzay konusunda bambaşka bir deneyim sunuyor. Ziyaretçilerine bir müze ziyaretinden çok uzay istasyonundaymış gibi hissettiriyor. Atölyeler, etkinlikler ve sergiler bu eşsiz deneyimi daha da eşsiz bir hale getiriyor. Özellikle fırlatmanın olacağı akşama bilet alıp bu tarihi ana tanık olabilmek eminim unutulmaz bir deneyim olacaktır. Bu müzelerin hediyelik dükkânları bile bambaşka. Kendinize ve sevdiklerinize her daim uzayı hatırlatacak muhteşem hediyeler alabilirsiniz.

Bu tarz konularda daha fazla bilgi edinmek için buraya tıklayıp yazılarımıza göz atabilirsiniz.

2 görüntüleme

Yorumlar


bottom of page